30 Mayıs 2019 Perşembe

İşçisin sen işçi kal giy tulumları



Yeni Şafak gazetesinden Fatma Barbarasoğlu’nun yazısını aktarıyorum.
(13.09.2013 yenişafak gazetesi)

İşte sosyoloji: Fakirler yalnızdır, yalnız ve dilsiz...
Onun hikâyesi; okumakta olduğum Bauman'ın makalesinin tam orta yerine düştü.
Fakir olmak yalnız olmak diyordu Z. Bauman.
Sabahtan beri okunan salâlar arasında bir türlü bitirememiştim makaleyi. Her defasında ara verdim. Her salâ beni hayattan kopardı.
(09.00' dan 11.00'e kadar beş salâ)Ölümün ülkesine kolayca dâhil olmak iman zenginliği ile alakalı. Ama kendi adıma söyleyecek olursam, o bahçeye girip çıkmakta zorlanıyorum yaşlandıkça.
Oysa sosyoloji hayatın kendisi.
Şimdi söyleyeceklerimin yanlış anlaşılması ihtimalini, ihtimal ne yanlış anlaşılacağını kesinlikle bilmeme rağmen yine de söyleyeceğim. Sosyoloji doktoru olduktan bir hayli vakit sonra, Polonyalı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş olan Bauman'dan öğrendim hayatın içindeki sosyolojiyi ve sosyolojinin içindeki hayatı. Ondan öğrendikçe ortaya atabildiğim tek önerme dünya ikiye ayrılır kalbi olanlar ve olmayanlar oldu.
Bauman kalbi olanlar cumhuriyetini, irfani cümleleri ile aydınlatıyordu, arka arkaya gelen salalarla okumaktan kesildiğim makalesinde. Fakirliği anlatıyordu. Çağımızın fakirliğini.
O sıra telefon çaldı. Hiç karşılaşmadığım, adını hikâyesini hiç bilmediğim bir genç kadının cümlesi, hayatının içinden damıtıp çıkardığı cümlesi öylece düştü Bauman'ın satırlarına. Çok başarılı, çok çalışkan bir genç kadına, hala işsiz olmasına anlam veremeyen arkadaşları birkaç üniversite önermişti.
'Anlamıyorsunuz' demişti şimdiye kadar burslarla hayatını idame ettiren genç kadın. 'Fakirler yalnızdır. Bürokrat çocuğu değilim. Burjuva çocuğu da. Fakir bir köylünün kızıyım. Ne ailem anlar beni ne akademik camia. Fakirler yalnızdır çünkü. Yalnız ve dilsizdir.'
Hiç tanımadığım o genç kadın için, dünyanın bütün referanslarını vermek istedim. Bütün üniversitelerin kapısına dayanmak. Hani ya liyakat ehli diye bir bahsimiz vardı bizim demek istedim.
Diyemedim.
Randevular, nereden aramıştınız efendim cümleleri.
Nereden arayacağım? Kalbimin tam orta yerinden arıyorum.
Eğitim ile sınıf atlama gerçeğinden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyoruz.
Fakir çocuklar içi okula gitme daha zor olacak artık.
Başka çocuklar düğüne gider gibi hazırlanacak okula, fakir çocukların payına, bir Cem Karaca şarkısı düşecek en fazla: İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları...” 
kaynak : http://yenisafak.com.tr/yazarlar/FatmaKBarbarosoglu/iste-sosyoloji-fakirler-yalnizdir-yalniz-ve-dilsiz/39498


27 Mayıs 2019 Pazartesi

Beyazıt Kütüphanesi

Beyazıt Kütüphanesi ABD'de yayımlanan aylık popüler kültür ve teknoloji dergisi Wired Beyazıt Kütüphanesini dünyanın en güzel 10 kütüphanesi içinde 4.sırada yer verdi. Kütüphanede 1 milyon üzerinde evrak var. 130 bin cilt dergi 55 bin cilt gazete var.
(  Sabit fikir Dergisi, s.16-17, Mayıs 2019)


5A ve 5B sınıfı sinema etkinliği Koca Ayak filmi